|
Uygar
toplumların üzerinde tartışa durduğu toplumsal cinsiyet ülkemiz
gündemine henüz yerleşmektedir. İnsanoğlu nasıl ki, kız ve erkek
cinsiyette doğar ise, toplumda bu değeri yeniden kendine göre
şekillendirir. Kız cinsiyete pembe, erkek cinsiyete mavi renk düşer.
Bununla birlikte kız cinsiyete, edilgen, pasif, namus rolleri düşerken;
erkek cinsiyete atılganlık, ve aile onurunu taşıma görevi düşer. Bu
rollerle kadını aktif yaşamda görmek olanaklı mıdır? Sizce bu halde
küresel dünyanın üretken farklıklarını, yaratıcılığını, düş üstü
tasarımlarını, sanatının yeni renklerini, yenilikçi felsefelerini tanıya
bilir miyiz?Ya da bedeninde canlıyı var edebilen bir varlık, çevrenin
yeni koruyucusu, savunucusu, gerçek sahibi olabilecek midir?
Elbette olanaklıdır. Kadın artık günümüzde bilimsel gerçekler, tutarlı
politikalar ile kendine yeni bir yol haritası çizmiştir. Çevre onun
içindedir, o ise çevrenin merkezindedir.Yolumuz ne kadar uzun ise,
tutkumuz o kadar yoğun ve kalıcıdır. Birlikte olabilmek dileğimle…
Nurhan Meydan ACIMIŞ
Kadın ve Çevre Derneği Kurucu Başkanı, Genel Başkanı
Halk Sağlığı Uzmanı
|